Yeraltı Başladı: Sümeyye Aydoğan Sultan’a Dönüşü Anlattı

NOW ekranlarının merakla beklenen yapımlarından Yeraltı, ilk sezonuyla izleyiciden tam not almasının ardından, heyecan dolu ikinci sezonuyla ekranlara geri döndü. Dizinin sevilen ve güçlü karakteri Sultan’a hayat veren başarılı oyuncu Sümeyye Aydoğan, yeni sezon öncesi sorularımızı yanıtlayarak hem Sultan’a dönüşünü hem de oyunculuk serüvenindeki önemli durakları bizimle paylaştı.
Yeraltı’nın Merakla Beklenen İkinci Sezonu Başladı!
Bir dizinin ilk sezonunun ardından bu denli büyük bir beklenti yaratması, sete dönüşte oyuncular için farklı duyguları beraberinde getiriyor. Sümeyye Aydoğan da bu durumu “ikisi de” diyerek özetliyor. Başarısı kanıtlanmış bir işe dönmenin getirdiği güzel bir güven duygusu olduğunu belirten Aydoğan, sete çıktığı anda bu güvenin yerini ilk günkü heyecana bıraktığını ifade ediyor. Çünkü her yeni sezon, beraberinde yeni hikâyeler ve karakterlerin farklı evrilmesini getiriyor. Aydoğan, kariyerinde ne kadar uzun süre yer alırsa alsın, kamera açıldığında içindeki o küçük heyecanın hep var olmasını istediğini vurguluyor.
Sultan: Güçlü, Zeki ve Duygusal Bir Kadın
Yeraltı’nın en dikkat çekici karakterlerinden biri olan Sultan’ı Sümeyye Aydoğan kendi cümleleriyle tanımladı. Sultan’ın çok zeki, çok kontrollü ama bütün o kontrolün altında oldukça duygusal bir kadın olduğunu söyleyen Aydoğan, karakteri ilk okuduğunda gücünü sertliğinden aldığını düşündüğünü belirtti. Ancak oynadıkça, gücünün aslında ne kadar çok sevgisinden, ailesine bağlılığından ve koruma içgüdüsünden geldiğini fark ettiğini dile getirdi. Aydoğan’a göre Sultan’ın en güzel tarafı da bu: “Güçlü olmak için duygularından vazgeçmiyor.”
Sultan’a Dönüş: Özlenen Bir Buluşma
Bir karaktere ara verip sonra ona yeniden dönmek, oyuncu için özel bir deneyim. Sümeyye Aydoğan da Sultan’a geri döndüğünde, onun yürüyüşünü, bakışını, konuşma şeklini bile özlediğini fark ettiğini aktardı. Karakterin bazı reflekslerinin bir süre sonra bedenine yerleştiğini belirten oyuncu, tekrar kostümü giyip sete çıktığında adeta “uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla yeniden buluşmuşsunuz gibi” hissettiğini ifade etti.
Sultan’ın Hanoğlu ailesinin finansını yöneten güçlü konumu da dikkat çekiyor. Sümeyye Aydoğan, Sultan’ın gücünün sahip olduğu konumdan değil, kesinlikle karakterinden geldiğine inanıyor. “Gücü elinden alınsa bile Sultan yine bir şekilde bulunduğu yerde söz sahibi olurdu bence. Çünkü gözlemliyor, düşünüyor, kolay paniğe kapılmıyor ve gerektiğinde risk alabiliyor. Asıl güç de biraz orada zaten” sözleriyle bu görüşünü destekliyor.
Aşk ve Kontrol Arasındaki Çatışma: Sultan’ın Beklenmedik Yolculuğu
İlk sezonda Sultan’ın hayatında hiç beklemediği büyük bir değişim yaşanmıştı; aşık olduğu kişi yerine abisinin hayatına giren Haydar Ali ile evlilik yoluna girmişti. Sümeyye Aydoğan’ı bu hikayede en çok şaşırtan taraf, hayatının kontrolünü elinde tuttuğunu düşünen bir kadının bir anda bütün planlarının değişmesi oldu. Hayatın beklenmedik sürprizlerine vurgu yapan Aydoğan, Sultan’ın en çok zorlandığı şeyin değişimin kendisinden çok, kontrol edemediği bir değişimin içine düşmek olduğunu belirtti.
Sümeyye Aydoğan’ın Farklı Dünyalardaki Deneyimleri
NOW ekranında Taçsız Prenses, Gaddar ve şimdi Yeraltı gibi birbirinden farklı projelerde izleyici karşısına çıkan Sümeyye Aydoğan, her karakterin kendisinde farklı bir “kas”ı çalıştırdığını dile getirdi. Taçsız Prenses’in daha kırılgan ve içten bir yanını, Gaddar’ın daha sert ve karanlık tarafları araştırma isteğini, Yeraltı’nın ise kadınlık, güç ve kontrol üzerine başka bir alanını ortaya çıkardığını söyledi. Aydoğan, oyunculukta en sevdiği şeyin “her karakterle kendinizde daha önce çok bakmadığınız bir odayı açmak” olduğunu vurguladı.
İsmail Hacıoğlu ile Yeniden Güçlü Bir Ortaklık
Taçsız Prenses’te İsmail Hacıoğlu ile aynı sette yer alan Sümeyye Aydoğan, Yeraltı’nın ikinci sezonunda da yeniden Hacıoğlu ile kamera karşısına geçiyor. Daha önce birlikte çalışmış olmanın sete döndüklerinde büyük bir avantaj sağladığını belirten Aydoğan, “İsmail’le çalışırken çok güvende hissediyorum. Karşınızda ne yaptığını çok iyi bilen, çok deneyimli bir oyuncu olduğunda siz de daha özgür olabiliyorsunuz” dedi. Daha önceki “O beni tecrübeleriyle, ben de onu enerjimle besliyorum” cümlesine ek olarak, artık “birbirimizin oyunculuk dilini de biraz biliyoruz. Bazen çok fazla konuşmadan, sadece sahnenin içinde birbirimizi anlayabiliyoruz” sözleriyle güçlü uyumlarını ifade etti.
Öğrenme ve Merak Dolu Bir Kariyer Yolu
Kariyerinde “Evet, artık gerçekten oyuncuyum” dediği bir an olup olmadığı sorusuna, bunu hiçbir zaman tam olarak hissetmediğini belirten Sümeyye Aydoğan, her işte yeniden bir şey bilmiyormuş gibi başlayabildiğini söyledi. Eskiden bu durumun kendisini korkuttuğunu ancak şimdi çok sevdiğini çünkü “Oldum” dediğiniz yerde merakın bittiğini düşündüğünü dile getirdi. Aydoğan, “Hâlâ öğrenmek, şaşırmak ve zorlanmak istiyorum” diyerek mesleğine olan tutkusunu gözler önüne serdi.
Disiplin, heyecan ve merakın kendisini ayakta tutan unsurlar olduğunu belirten başarılı oyuncu, en çok merakın kendisini beslediğini söyledi. “Bu sahneyi başka nasıl oynayabilirim, bu kadın bunu neden söylüyor, burada aslında ne saklıyor?” gibi soruların kendisini hâlâ çok beslediğini ifade etti.
Dansın oyunculuğuna olan katkısına da değinen Aydoğan, dansın kendisine “kontrol kadar bırakmayı da bilmek” öğretisini sunduğunu belirtti. Oyunculukta da çok hazırlanmasına rağmen sahne başladığında hazırladığı şeyleri biraz bırakması gerektiğini, o an partnerini dinlemek, ritmi hissetmek ve gerçekten orada olmanın önemini vurguladı.
Giyim tarzında da risk almayı sevdiğini ve bazen yanlış yapmayı da göze aldığını belirten Sümeyye Aydoğan, “Her zaman kusursuz ya da herkese göre ‘doğru’ görünmek bana çok eğlenceli gelmiyor. Modada da oyunculukta da biraz oyun alanı olmalı bence” diyerek yaratıcı ve özgün kişiliğini ortaya koydu.
Dünden Bugüne Bir Hayal Yolculuğu
Birkaç yıl önce Beşiktaş’ta başlayan ve kendi planında bile olmayan oyunculuk hikayesinin bugün Yeraltı gibi güçlü bir işin ikinci sezonuna uzanması, Sümeyye Aydoğan için anlamlı bir yolculuk. Bugünkü Sümeyye’nin, o gün Beşiktaş’ta yürüyen ve henüz oyuncu olup olmayacağını bile bilmeyen Sümeyye’ye bir cümle söyleyebilseydi ne söyleyeceği sorusuna ise şu cevabı verdi: “Hayat senin hayal ettiğinden daha güzel sürprizler hazırlıyor.” Ve ekledi: “Çok çalış ama yolun tadını çıkarmayı da unutma.”
